Hepatitler

Karaciğer hücrelerinin hasarına hepatit denir ki, sıklıkla karaciğer testi dediğimiz ALT ve AST değerlerinin kan da yükselmesi tanı koydurucudur. Hastalığın 6 aydan uzun sürmesi kronik hepatit olarak adlandırırız. Akut hepatit nadiren çok şiddetli seyredip ( Fulminan Hepatit, Karaciğer Yetmezliği ) ölümle sonuçlanabilse de sıklıkla hasta; bulantı kusma halsizlikle ilerleyen yaklaşık 15 günlük bir periyot sonrasında düzelir(Çocukluk çağında geçirilen ve sarılık diye tabir edilen Hepatit A gibi), karaciğerde herhangi bir araz ya da leke kalmaz.

Kronik hepatit hastalığı ise daha dikkatle tanı konulması ve deneyimli hekimlerce izlenmesi gereken bir hastalıktır, çünkü zamanında tanı konulup uygun tedavi yapılmazsa siroz la hastalık sonlanabilir. Hepimizin bildiği gibi siroz ölümcül bir hastalık olup tek tedavisi karaciğer naklidir.Demek ki hastaları siroz olmadan kronik hepatit evresinde iken yakalayıp tedavi etmeliyiz.Öte yandan kronik hepatit o kadar sessiz ve gizli seyredebilir ki hasta hiçbir şikayet  hisetmeyebilir, tamamen sağlıklı bir şekilde hayatını sürer, ancak karaciğerinde ki bu hastalık yıllar içinde siroza neden olur.

Kronik Hepatit’in birçok nedeni olmasına karşın   sık nedenlerini  aşağıda yazmaya çalıştım.

1- Hepatit B

2- Hepatit C

3-Otoimmun Hepatitler

4-Yağlı karaciğer Hastalığı

Bu hastalıklar adeta bir güve gibi içeriden sinsi karaciğer hücrelerini oldürüp karaciğer hasarına yol açar ve hasta ancak siroz olduğunda sıkıntılar yaşayıp hekime başvurur, tanı konduğunda ise tedavi için yapacak bir şey olmaz. Ancak belli aralıklarla yapılan Check-up larda karaciğer testlerinde bozulma varsa ve bu bozulma uzun süreli ise kesinlikle yukarıda yazdığım hastalıklar yönünden hasta tetkik edilmelidir.

Hepatit B, C Bulaşma;

Hepatit B ve C karaciğere özel virüslerdir. Bulaşma yolları iğne batması, diş çektirme, manikür pedikür, doğum gibi hastanın kanı ile ve cinsel ilişki iledir. Hepatit B nin aşısı vardır ve Sağlık Bakanlığı uygulamaları çerçevesinde 2000 yılından itibaren tüm bebekler aşılanmakta. Bu güzel uygulama sayesinde ülkemizde 2030 lar 40 lar da Hepatit B enfeksiyonlu hasta kalmayacaktır.

Hepatit B,C, Tanı:

Hastalığın tanısı kan testleri ile konulur. Anti hCV, HBs Ag, AntiHbs, HBV DNA, HCV RNA gibi testler tanı koydurucudur

Hepatit C,B Tedavi:

Hepatit B tedavisinde Lamivudine  Adefovir, Entecavir, Teleprevir , Tenofovir ve İnterferonlar tedavide kullanılır. Hepatit C de ise İnterferon, Ribavirin, (Bosepirevir) gibi ilaçlar tedavide kullanılmaktadır, tedavide başarı sanşı %90-100 gibidir.

Yağlı Karaciğer Hastalığı ( Nonalkolik Hepatit)

Sıklıkla kilo alımı sonrası karaciğer yağlanması gelişir. Bazı genetik yağ metabolizmasını etkileyen hastalıklarda ise kişi zayıf olsa dahi karaciğerde yağlanma gelişir. Karaciğer yağlanması (STEATOZ) her zaman hastalık anlamına gelmez. Yağlı karaciğeri olanlarda bazı durumlarda ( insülin direnci bulunması… gibi) karaciğer de biriken yağ adeta alkole benzer şekilde karaciğer hücrelerini bozmaya başlar. Karaciğer bozulan hücrelerin yerine yenilerini yapar ancak bu sürecin yıllar boyu devam etmesi karaciğer hastalığına, karaciğer enzimlerinin yükselmesine neden olur ki bu tabloya steatohepatit diyoruz.

Steatohepatit ciddi bir tablodur ve siroza kadar ilerleyebilir. Bu hastaların zararsız yağlı karaciğerden ayrılarak dikkatle izlenmesi doğru olacaktır.

Hastalığın kesin tanısı karaciğer biyopsisidir. Ancak günümüzde Ultrasonografiye benzeyen bir cihaz olan FİBROSCAN le de tanı ve takip yapılabilmektedir.

Tedavide ilk düşünülmesi gereken kilo verilmesi ve düzenli ekzersiz yapılmasıdır. Sonrasında  biguanid türevi oral antidiabetikler kullanılabilir ancak etkili tedavi henüz yoktur.

Otoimmun Hepatitler

Otoimmun terimi tüm vücut için ortak bir terim olup vücudumuzu korumaya programlanmış hücrelerdeki genetik bozukluklar sonucu oluşan hastalıkları kapsar. Burada sıkıntı lenfositlerin karaciğer hücrelerine saldırmasıdır. Bilemediğimiz bazı sebeplerden dolayı bu tetiklenme olur. Otoimmun hepatitlerde karaciğer testleri yüksekliği yanında ANA, SMA, AMA gibi otoimmun markerların pozitifliği önemlidir.

Tedavide temel prensip immunsupresyonu sağlamaktır. Bu amaçla prednisolon azotiyoprin gibi ilaçlar ilk kullanılacak ilaçlardır.